|
1- 5393 sayılı Belediye Kanununun borçlanma usul ve esaslarını düzenleyen 68 inci maddesi uyarınca; belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketler, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam yüzde onunu geçmeyen iç borçlanmayı belediye meclisinin kararı; yüzde onunu geçen iç borçlanma için ise meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve İçişleri Bakanlığının onayı ile yapabilir. Sorunuzun içeriğinden belediyenizce gerçekleştirilen borçlanmanın Kanunun 68/e maddesinde tanımlanan en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinizin, 213 sayılı Kanuna göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam yüzde onunu geçmeyen bir iç borçlanma türü olduğu ve meclis kararı ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda borçlanma meclis kararı ile gerçekleştiğinden alınan kredinin ya meclis kararına uygun olarak kullanılması veya kredi kullanım değişikliklerinin belediye meclisine onaylattırılması gerektiği, aksine uygulamaların Kanun hükmüne aykırılık teşkil edeceği, cezai ve mali sorumluluk doğuracağı düşünülmektedir. 2- 4857 sayılı İş Kanununun kapsamında olan veya olmayan, her türlü işçinin çalıştığı bütün işkollarında asgari ücret uygulaması zorunludur. 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine dayanılarak hazırlanan Asgari Ücret Yönetmeliğinin 7 ve 12 nci maddeleri hükümleri gereğince asgari ücret, işçilerin 16 yaşını doldurmuş olup olmadıklarına göre ayrı ayrı belirlenir. İşçilere, Komisyonca belirlenen ücretlerden düşük ücret ödenemez. İş sözleşmelerine ve toplu iş sözleşmelerine bunun aksine hükümler konulamaz. İşverenler tarafından, işçilere sağlanan sosyal yardımlar sebebiyle asgari ücretten herhangi bir indirim yapılamaz. Asgari ücretin üstünde maaş ödemesi yapılması konusunda ise mevzuatta herhangi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Asgari ücretin üstünde ödeme yapılması konusu iş akitlerinde işçi ile işverenin anlaşmasına göre belirlenebilir. 237 sayılı Taşıt Kanununun 4 üncü maddesinde makam hizmetlerine tahsis edilen taşıtlarla ilgili bilgiler verilmiştir. Belediye başkanlarınca kullanılan araçlar makam hizmetlerine tahsis edilen taşıtlar olmayıp birer hizmet aracıdır. Dolayısıyla kadrolu bir şoför istihdam edilmesi zorunlu değildir. Genel kural olarak şirket elemanlarının şirket amacı doğrultusunda çalıştırılması gerekir. Bu nedenle belediye hizmet aracının şoförlüğünün belediye çalışanlarınca yapılması gerektiği düşünülmektedir.
11.07.2010 tarihinde incelenmiş,
11.07.2010 tarihinde cevaplanmış ve
11.07.2010 tarihinde onaylanarak yayınlanmıştır. |
11.07.2010
Alaaddin KAHRAMAN
İçişleri Bakanlığı İç Denetçisi

|